DİZ ARTROZU (KİREÇLENME)

Diz eklemi artrozu ya da halk arasında yaygın kullanılan adıyla diz eklemi kireçlenmesi, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdağın aşınmasından kaynaklanan ilerleyici bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkmasına neden olan ek bir hastalık (geçirilmiş diz eklemi enfeksiyonu, romatizmal hastalıklar) ya da geçirilmiş bir travma olabileceği gibi hiçbir ek hastalık olmaksızın kendiliğinden de ortaya çıkabilmektedir. Ailede eğer artroz varsa, ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. Diz eklemindeki artroz daha çok kadınlarda görülmektedir.

Hastalarda en sık karşılaşılan yakınmalar, eklem ağrısı, takılma, sabah tutukluğu, zaman zaman dizde şişme ve yol yürüme mesafesinde kısalmadır. Yakınmaların süresi genellikle uzun yıllara yayılmakla birlikte ağrı şiddetinde ani artışlar gözlenebilir. Hastaların büyük bir kısmı desteksiz sokağa çıkamadığını belirtmektedirler. Hastalık ilerledikçe ağrı kesiciler fayda sağlamamaya başlar, istirahatte dahi hastanın ağrıları devam eder.

Hastalığın tanısında, hastanın yakınmalarını dinlemek ve fizik muayene ile eklemin durumunu gözlemek önem taşır. Tanı koymada eklemin Röntgen ile incelenmesi yeterlidir. Artroz yakınmaları olan bir hastada MRG tetkiki ek katkı sağlamaz.

Tedavi

Diz eklemi artrozunun tedavisine karar verirken belirleyici olan önemli faktörler vardır. Artrozun radyolojik olarak ne derece ileri olduğu, hastanın yakınmalarının süresi, ağrının hayat kalitesine ne derece etki ettiği, hastanın yaşı ve fiziksel aktivite düzeyi, yol yürüme mesafesi, ağrının dinlenme ile geçip geçmediği, hastanın kilolu olup olmadığı ve tedaviden beklentisi en önemlileridir. Bu faktörler değerlendirildikten sonra hastaya hastalığı ile ilgili bilgiler verilir ve tedavi alternatifleri anlatılır. Tedavi şeklini hasta kendisi seçmelidir. Hekim ancak yol gösterici olarak yardımcı olabilir, tedavi konusunda ısrarcı olmamalıdır.

Diz ekleminin ilerlemiş artrozlarında tedavi alternatifi olarak elimizdeki seçenekler sınırlıdır. Eğer ağrı hastanın hayat kalitesini ciddi şekilde etkiliyorsa ve hasta cerrahi müdahaleyi kabul ediyorsa total eklem replasmanı (total diz protezi) en uygun seçenek olacaktır. Diz ekleminde uygulanan eklem protezleri uzun yıllardır denenmiş ve başarılı sonuçlar alınmış malzemelerdir. Metal alaşımdan yapılırlar ve hemen hemen hiçbir zaman vücutta metal alerjisi gibi reaksiyonlara neden olmazlar. Ekleme yerleştirildikten sonra protezin ortalama ömrü 15 yıl civarındadır. Bu süre sonunda protez gevşer ve hastada ağrı yakınmaları başlar, böyle bir durumda hasta tekrar ameliyat edilerek gevşemiş protez çıkarılır ve yerine yenisi yerleştirilir.

Total diz protezi ameliyatında kullanılan protezler çimento denilen vücutta donan bir malzeme ile kemiğe tutunurlar.

Protez ameliyatındaki amaç hastanın ağrılarını gidermektir. Ağrısız olarak yürümesi, oturup kalkması, merdiven inip çıkması esas amaçlardır. Hastalar ameliyat sonrası yüzme, golf, engebeli arazide yürüyüş, bisiklete binmek, bazen kayak gibi sporlarla da ilgilenebilirler, ancak daha fazlasını beklemek gerçekçi olmaz. Ameliyat sonrası hastalar hayat boyu dizlerini tam olarak bükemezler, çömelemezler, bunlar ameliyat öncesi hastalara anlatılan protez ameliyatı ile ilgili bilgilerdir.

Diz Protezi Ameliyatının Komplikasyonları

Protez ameliyatı ortopedinin en ciddi ameliyatlarından biridir. Ameliyat öncesi ve sonrasında uyulması gereken kurallar vardır, ameliyat sırasında da komplikasyonları önlemek için mümkün olan bütün önlemler alınmalıdır. Hastada mevcut olan ek hastalıklar varsa bunlar detaylı olarak değerlendirilerek ameliyat için risk oluşturup oluşturmadıkları ve eğer risk oluşturuyorlarsa derecesi hastaya anlatılır. Hastalara ameliyatlarıyla ilgili bilgiler verilirken ameliyatın riskleri de detaylı olarak anlatılır.

Protez ameliyatlarında görülme olasılığı olan komplikasyonları şu şekilde sıralayabiliriz: Anestezi ile ilgili olanlar, ameliyat sırasında damar-sinir yaralanmaları, protezin yerleştirilmesi sırasında kemikte kırılma, fazla kan kaybı, ameliyat sonrasında protez çevresinde enfeksiyon gelişmesi, tromboemboli (bacak damarlarındaki pıhtının diğer organlara giderek buradaki damarları tıkaması), ameliyat sonrası erken dönemde protezin gevşemesi.

Bu komplikasyonlara karşı ameliyat öncesi ve sonrası dönemde ameliyatı gerçekleştiren hekim ve anestezi uzmanı birlikte gereken önlemleri alırlar ve hastaya gereken koruyucu medikal tedaviyi yaparlar. Hastanın ameliyat sonrası dönemde erken ayağa kaldırılması ve günlük hayatına bir an önce döndürülmesi ile komplikasyonlar en aza indirilmiş olur.